Marmariste Neden Madene Hayır ?
• Marmaris çevresi ve Datça yarımadası doğal örtüsü bakımından Marmaris turizminin kalbidir.
• Marmaris balı bir markadır. 3300 üyesi ile MAYBİR (Muğla Arı Yetiştiricileri Birliği) üyelerini eğitmekte, ekolojik bal üretimi çalışmaları yapmakta, köy gençlerimizin yurtdışı fuarlarına katılma fırsatı sağlayarak balımızın tanıtımına ve pazarlamasına katkıda bulunmaktadır. Üniversiteler ile iş biriliği yaparak bilimsel yöntemleri, üyelerine aktarmaktadır.
• Osmaniye balı, doğal çam örtüsü nedeniyle istenen ve aranan bir baldır. Bu yüzden her yıl diğer illerimizden 30.000 civarı kovan köye bırakılmaktadır.
• Yıllık ekonomiye katkısı 10 – 13 milyon YTL’dir.
• Bu konuda uzmanlaşmış üniversitelerimizden alınan bilimsel raporlar açıklıkla, balcılığın madencilik faaliyetinden ne kadar etkilendiğini göstermektedir.
2005 yılında kabul edilen maden yasası maden arama ruhsatı alımını çok kolaylaştırmış ve bu konuda hiçbir koruma maddesi getirilmemiştir. Bu yüzden milli parklarda, özel çevre koruma ve orman alanlarında arama ruhsatı verilmiştir.
Yani madencilik yasası, milli parklar ve özel çevre koruma yasaları, çevre yasası ve hatta Anayasa ile çelişmektedir.
Bu konuda Tema Vakfı’nın açtığı davalar halen sürmektedir.
Maden yasası değişmeden hiçbir doğal zenginliğimiz güvende değildir.
Türkiye’de her isteyen maden arama ruhsatı alırken bu madeni çıkarıp ülkede tesis kurup işleyen, istihdam ve ekonomiye katkı sağlayan şirketlerin sayısı istenen düzeyde değildir.
Örneğin Marmaris’teki mangan madeni ruhsat sahibinin Mehmet Bekmez bu madeni ham olarak çıkarıp satacağını belirtmiştir.
Yani milli servetimizden devlete % 2 ödeyerek 20 -25 kişiye istihdam sağlayıp yurtdışına çıkartılacaktır. Geride kalan yüzlerce yıllık doğal çam ormanlarının tahrip edilmesi balcılığın ve turizmin bitmesi olacaktır.