sun group otel II
 
PRF.DR.ÖVGÜN AHMET ERCAN OSMANİYELİLERLE

PRF.DR.ÖVGÜN AHMET ERCAN OSMANİYELİLERLE
Marmaris Osmaniye Köyü Mangan Madeninin Turzim ile balcılığa etkisi...

 

1 Nisan 2008 Salı günü Neslişah Madencilik İşletmesinin, Marmaris- Osmaniye Mangan Madenini yerinde görmek üzere, Sayın Neşe

Yüzak(Elek.Müh), Nurcan Dağ(Turizmci), Nurcan Bahar(İşletmeci), Marmaris’ten 25 km uzakta, İçmeler’in batı tepesinde kızIl

çam ormanı içinde yer alan Arıcılık Köyü olan Osmaniye’ye gittik. Orada Osmaniye Köyü Urbayı(muhtarı) Sayın Türköz Deveci,

kahveci Mehmet Yücel, Muğla Arıcılar Birliğinden H. Hüseyin Aydın, Mustafa Yücel ile diğer köylülerin katılımı ile yol açmak

için 300 tane ağacın kesildiği maden alanına gittik. Madenci ormandan aldığı izin ile 80 ile 100 yıl yaşlı koca kızıl

çamları devirerek yaklaşık 1000 metre uzunluğunda, mangan yüzleğine(mostra) varan bir yol açmıştı.


MARMARİS OSMANİYE KÖYÜ, MANGAN MADENİNİN TURİZM İLE BALCILIĞA ETKİSİ


Prof. Dr. Övgün Ahmet ERCAN
 

www.ahmetercan.net, ahmetercan@ahmetercan.net


1 Nisan 2008 Salı günü Neslişah Madencilik İşletmesinin, Marmaris- Osmaniye Mangan Madenini yerinde görmek üzere, Sayın Neşe

Yüzak(Elek.Müh), Nurcan Dağ(Turizmci), Nurcan Bahar(İşletmeci), Marmaris’ten 25 km uzakta, İçmeler’in batı tepesinde kızIl

çam ormanı içinde yer alan Arıcılık Köyü olan Osmaniye’ye gittik. Orada Osmaniye Köyü Urbayı(muhtarı) Sayın Türköz Deveci,

kahveci Mehmet Yücel, Muğla Arıcılar Birliğinden H. Hüseyin Aydın, Mustafa Yücel ile diğer köylülerin katılımı ile yol açmak

için 300 tane ağacın kesildiği maden alanına gittik. Madenci ormandan aldığı izin ile 80 ile 100 yıl yaşlı koca kızıl

çamları devirerek yaklaşık 1000 metre uzunluğunda, mangan yüzleğine(mostra) varan bir yol açmıştı. Yol, balta girmemiş orman

içinde tam bir doğa kıyımı idi. Urbay(muhtar) yürürken ağaçlarda ak lekeler gibi görünen çam balı yapıcı, ya da bal çiğini

üreten Basra böceklerini(Marchalina Hellenica) gösteriyordu. Çevrede çok sayıda arı kovanı vardı. Yüzleğe vardığımızda,

yaklaşık 25 metre yüksekliğinde 40 metre genişliğinde bir ayna açıldığını, mangan tözü(madeni) yığıntılarını gördüm. Köylü

çevre kıyımı, manganın balcılığı öldüreceği konusunda olduğu gibi, kıtlaşmakta olan bitki ile böcek, andık(hayvan)

örtüsünün, yaşamının da yok edilmekte olduğu bilincinde idi.

 

Ülkemizde yılda 74 bin ton bal üretimi 4 milyon bal arısı  oğulu kullanılarak elde ediliyor. Anadolu’ya özgü çam balı

böcekleri ile arıları bu bölgede yaşıyor. Yeryüzünde üretilen çam balının %92’si Türkiye’de, bunun da %30’u Muğla ilinde

üretiliyor. Ülkedeki arı kovanlarının %17’si Muğla ilinde yer alıyor. Türkiye’nin ürettiği balın yüzde 75 ile 80’i de

Muğla’dan gidiyor. Muğla’da 334 köyde, 5 800 evgil(aile), 950 bin kovan kullanarak yılda yaklaşık 20 ile 30 bin ton bal

üretmektedir. Türkiye’nin ortalama çam balı üretimi 25 bin ton dolayındadır. Bunun en çok 6 bin tonu Muğla dışından

sağlanmaktadır.  Ayrıca çiçekli bitkilerin yüzde 80 meyve ile tohum vermesi arıların çabaları ile olmaktadır. Bu doğa kıyımı

arıları yok ederken çicek, meyve ile balıda öldürecektir.

 

Madencilik, mermercilik çam balı çiğini üreten Basra böceğini yok etmektedir. Bu böcek olmazsa, bunun tatlı dışkısından bal

üreten arıda çalışamamaktadır. Mangan tozları da doğrudan doğruya bala geçerek kamıksal(kimyasal) olarak balı

kirletmektedir.

 

Bir çam ağacı, arının yılda 20 ile 25 kg bal üretmesini sağlamaktadır. Bir ağaçın bal üretimini destekleme süresi 50 ile 60

yıldır. Bu nedenle kesilen her ağaç, bal üretiminde oransal düşüşe de neden olacaktır.

 

Özet olarak Muğla, Marmaris Türkiye’nin çam balı ortayıdır. Bu bölgede madenciliğe izin vermek, Türkiye’de geleneksel olarak

süren balcığı süreksiz olarak bitirmektir.

 

Ayrıca, yılda yaklaşık 2, 3 milyon gezgini ağırlayan Marmaris ile dolayının yıllık turizm geliri 2,5 ile 3 milyar dolardır.

Turizm yaklaşık 200 ile 300 ya iş kolunu çalıştırırken binlerce kişiye de iş yaratmaktadır. Oysa madencilik bireysel çıkara

dayanmaktadır, yarattığı iş ise 50 kişiyi geçmemektedir. Bireysel madencilik geliri ise bir milyon doları geçmemektedir.

Madenciliğin yapıldığı yerde turizm yapılamaz. Kendi sanayimiz kullanmadıkça, üretilen madenler yabancı sanayiye kaynak

oluşturmaktadır. Türk sanayisinin kullanmadığı madenlerin üretilerek, işlenmemiş olarak dışa satılması ülkemizin doğrudan

doğruya kaynaklarının soyulmasıdır. Türkiye asla işlenmemiş maden dış satımına izin vermemelidir. Ancak yeni yasa ile

yabancılar bir Türk yurttaşının tüm kazanımlarından, devlet teşviklerin yararlanırken, üsttün üstlük KDV geri ödemesi

almakta, su, elektrik gibi girdileri yüzde 50 indirimli almaktadır. 10 kişiden çok işçi çalıştıranların SSK primlerini

Türkiye ödemektedir. Üretilen madende madencinin payı yüzde 98 iken devlet payı yalnızca yüzde 2 dir. Bunlara ek olarak

madenci isterse, işlettiği toprağın tapusunu da üzerine alabilmektedir. Nerde bu yağma Hasan’ın böreği?

 

Yürürlükteki Maden Yasası, bir sömürge yasası olup, Türk Ulusu ile Türkiye’nin çıkarlarını göz ardı ederek bireysel

çıkarcılığı desteklemektedir. Ülkemizin üstün çıkarlarına aykırı bu yasa yürürlükten kalkıncaya dek, tüm madencilik

etkinlikleri askıya alınmalıdır.

 

Prof. Dr. Övgün Ahmet ERCAN

 

İTÜ Maden Fakültesi Jeofizik Müh. E. Öğretim Üyesi,

Türkiye Çevre Federasyonu 2 Başkanı,

Türkiye Jeofizik Kurumu Kurucu Genel Başkanı

1 Nisan 2008

 

 

 

KAYNAKLAR

 

Şahin, Z., 2008, MAYBİR  Yönetim Kurulu Başkanı Bildirgesi.

Sorgu, K. İle Aytekin,M., Özkırım, A., 2008. Hacettep Üniversitesi Arı ve Arı Ürünleri Uy. Ar. Merkezi Bildirgesi.

Yücel, B.,2008. E.Ü Ziraat fakültesi Zootekni Bölümü Bildirgesi.

Tautz, J.,2008. Türkiye’de Arı Kolonisinin Önemi Üzerine Bildirge.

 

  
Adınız :
 

  Soyadınız:
 

  E-Mail:
 
  Yorumunuz:

                                                                                                                                                                                                      Designed & Sponsored by Öznet Yazılım